Yönetici mi idareci mi?

Özel sektörde ayrımsız bütün üstlerimize “yönetici” deriz. Peki bu yöneticiler gerçekten yönetici mi yoksa aslinda idareci mi? Bence bu ayrımı iyi yapmak lazım.
Devamı »

Symbian biter, Nokia gider…

İlk adama gibi cep telefonum Nokia 3310′du. Efsane telefon. Nokia tutkum orada başladı. Araya bir Motorola kaçsa da Nokia’dan vazgeçemedim. Bir önceki telefonum da hala elime aldığımda keyifle kullandığım Nokia 3120 Classic.
Tabii hep hayalimde Symbianlı akıllı uslu bir telefonum olsun çok istedim. Hakikaten çıktığı dönemde teknoloji dünyasını sürükleyip götüren bu mobil işletim sistemi şu aralar sıkıntılı günler geçiriyor daha doğrusu artık yok oluyor.
Devamı »

Unagara’nın yeni tasarımı yayında!

Uzun zamandır sevgili arkadaşım Onur ile üzerinde çalıştığımız yeni tasarımı yayına aldık. Yeni bir görünüm kazanan Unagara’da, yakın bir zamanda da yaklaşım da değişecek, gelişecek ve kopamayacaksınız :)

http://www.unagara.com/

İkinci el

Güzel dilimizin gavur dillerinden gelen sözcüklerle yeşillenmesine alıştım. Ancak bazı deyim ya da ifadelerin çevrilip kullanılmasını bazen yadırgıyorum.
Mesela iş dünyasında çok kullanılan bir ifade var: ben size dönerim! Kime dönüyoruz, nereye dönüyoruz birader!

Neyse konumuz bu değildi. Daha doğrusu örneğimiz bu değildi, laf açılmışken söyleyeyim dedim. Kullanılmış ve satılan eşyalar için ikinci el eşya deniyor. Beni anneannem büyüttü, eski kadındı, yeni laflardan hoşlanmaz, anası atası ne öğretti, ne bildiyse ondan şaşmazdı. Bu yüzden bu tarz satılan kullanılmış eşyaya ikinci el dediğini hiç duymadım. Ya elden düşme derdi ya da müstamel. Tamam müstamel eski Türkçe bir kelime, arapça ya da farsça kökenli. Ama elden düşme tam oturuyor. Tabii biraz itici elden düşme demek, belki de o yüzden İngilizce’den hooop “second hand” lafını çevirip uyarlamışlar. Neeyse öyle bir bahsedeyim dedim :)

Canan Bize Facebook Oyunu Yapsana

Uzun zamandır ofiste muhabbeti dönerken sonunda yaptık :D
http://cananbizefacebookoyunuyapsana.com/

Fazla söze gerek yok, güldük eğlendik, artık Canan’dan aksiyon bekliyoruz :)

Yeni yıl yeni yıl yeni yıl…

Son birkaç senedir yeni yıl yaklaşınca aynı yazımın tarihini yenileyip indiriyordum suya, itiraf ediyorum :(

Suç aleti de şuydu: http://www.nioya.com/mutlu-yillar.html
Devamı »

Kayıp İlanı

Bir önceki belleğim (Sandisk Cruzer 4GB) kaybnın acısı henüz çok taze iken yeni belleğim de (Kingston DataTraveler G3 16GB) geçtiğimiz hafta sırra kadem bastı.
İkisini de en son gördüğüm yer Genport Bilişim A.Ş.’nin Alsancak’taki ana karargahı olup kazara dışarıya da yolunun düşmüş olabileceğini düşünüyorum.
Kendilerinin en son çekilmiş vesikalıklarını aşağıda görmeniz mümkündür.
Sandisk CruzerKingston Datatraveler

 

 

 

Belleklerimin kötü yola düşmesinden endişeliyim :(
Görenlerin, duyanların, akibetini bilenlerin insaniyet namına haber vermeleri rica ederim.
Not: iki belleğimin ismi de Hafız-Ufak idi.

İZTEKGEB’in makus talihi değişiyor mu?

Az önce aldığım süper habere göre (tabii haberi sabah gördüm :) ) güzel İYTEmin sınırları içinde bulunan teknoparkta Avea ile Ericsson ortaklaşa “Ericsson Avea Test Merkezi” açılacak ve 100′e yakın mühendis burada istihdam edilecekmiş.

Haberin kaynağı burası: http://shiftdelete.net/avea-ile-ericssondan-stratejik-ortaklik-33334.html

Şimdi düşünüyorum yıllardır yapılmak istenen yani dünya devleri için cazibe merkezi olması, silikon vadisi hayalleri yavaş yavaş gerçek oluyor gibi. Test merkezi falan ama olsun, ufak ufak başlasın.

Devamı »

E-ticaret Nereye?

Dünya gaz ve toz bulutuydu. Sonra soğudu katılaştı, yalçın dağlar, engin denizler, yaban eller oluştu… Evrim süreci, kavimler göçü, fransız ihtilali derken internetin icadına kadar geldik.
Sonra ne oldu? İlk günlerde HTMLle statik siteler yapılırken sonra “lan biz bunları tek tek yapacağımıza dinamik yapak ya” fikriyle CGIler, JSPler, PHPler, ASPler icat eylendi.
Devamı »

Flash’ın ruhuna El Fatiha :)

Flash, flash, flash… Bir zamanların efsanesi… Hareketli menülerin, kımıl kımıl görsel galerilerinin, uçanların kaçanların fatihi… Ama javascript meşhur oldu mertlik bozuldu. O efsanevi kımıltıların sonunu js getiriverdi. Hele ki jquery çıktı, ortalık toz duman oldu. Hızlı hareketlerle çoğu geliştirici flashtan koşarak kaçtılar, jquerye ya da başka js kütüphanelerine doğru.

Flash’ın elinde oyunlar ve videolar kaldı. Sonra iPhone geldi meydane, flashı gözden çıkardı. Steve Jobs “flash bitti” dediğinde kimse inanmadı, inanmak istemedi.

Amma önce HTML5le gelen / gelecek olan video oynatma özelliği sonra webGL (belki Google’ın Dart’ı da yardım edecek) Flash’ı mutlak sona yaklaştırdı.

Hele ki Adobe, mobil için artık geliştirme yapmayacağını duyurmasıyla, artık ölüm fermanını duyurmuş oldur bence. “Mobilden çekiliyorum” demek “artık ben bittim gidiyorum” demek. Ne diyelim ruhuna El Fatiha!

Android uygulamalarımda indirme 1000i aştı :)

Herşey yeni telefonu alınca başladı. Zaten herşey başlasın diye almıştım yeni telefonumu :) Kısır döngü oldu bu biraz neyse.

Konumuza dönelim. Androidli telefonu alınca hemen bir gaza gelme yaşayıp android sdk ve emektar eclipse indirip kurdum. O bu derken iki uygulama fikrini hayata geçirdim. Çok büyük projeler değiller ama en azından istedim ve yaptım :) Açıkçası indirilme miktarı yüzü ancak bulur diyordum ama henüz bir ayı doldurmadan TC Kimlik Doğrulama 1400 leri, Vergi Kimlik Sorgulama 140 ları rahat aştı.

Bu da bana ben güven hem de istek getirdi. Güzel fikirler var kafamda inşallah onları da yakında zamanda hayata ve markete geçireceğim :)

Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti – Bölüm 1 (The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 1)

Sevgili okurlarım, yaklaşık iki yıl önceki yazımda serinin ilk iki filmi hakkındaki yorumlarımı yazmıştım. Serinin de bu sefer ikibuçukuncu bölümünü izledik. Böyle garip bir ifade kullandım zira, sağolsun yapımcılar üçüncü bölümü ikiye bölüp sürmüşler piyasaya. Bu da yeni moda oldu galiba, böl ikiye ver coşkuyu.

Devamı »

TCKN Doğrulama’da güvenlik endişesi hakkında

Sevgili okurlarım, geçen gün yazmayı planladığım yazıların başlıklarını açarken yanlışlıkla “Taslak” olarak kaydetmek yerine doğrudan yayınlamışım, o yüzden bomboş bir yazı facebook ve twitter’da salınmaya başladı. Ee otomatik olarak sosyal mecraya basarsak olacağı bu :)

Devamı »

Rango

RangoRango rango :) Animasyon film izleme merakıyla gittik aldık filmi. Açıkçası bir animasyon fiilminden en büyük beklentim  “gülelim eğlenelim, seyredelim coşalım”dır.

Film rahat yaşamından vahşi batıya düşen zavallı kertenkelenin dramını anlatıyor. Açıkçası filmin konusu, sonu vs bizim Türk filmlerini andırıyor. Mesela Kemal Sunal’ın “Karlar Erimeden” filmindeki yanlışlıkla kaymakam olan, akıl hastanesi firarilerine kadar çok benziyor rango. Aşık olan kız, gözünü para bürümüş yöneticiler vs.

Bi de tabii “aman insanın açgözlülüğü, çevreyi katletmeyelim” gibi Hollywood’un beslendiği Amerikan politikalarıyla tam ters bir mesaj verme çabası…

İşte gavur yapınca rango olur, biz yapınca “aman, bayat yeşil çam filmi”. Aynı eleştriyi Avatar filmi için de yapmıştım.

Neyse fena film değil ama “Hadi mutlaka izleyin” diyemem!