Emrah'ın Yeri

Ne İş Olsa Yaparız Abi

Tüm java alemine armağan ediyorum :)

Life is too short for JAVA

2010 Blog Ödülleri’nde adayım sayın ve çok sevgili okurlarım.

Bu sene artık kazanayım diyorum sizlerin desteğiyle, Haydi Türkiye Büyük düşün adayınız nioya.com, oylar bana :)

(sitenin sağ üst köşesinde göz kırpan kırmızı şeker yere tıklayın, bana oy vererek hayalinizdeki blog dünyasına bir adım daha yaklaşın :) )

The Hurt Locker

1 yorum

Avatar karşısında mücadele edip en iyi film ödülünü kapan bu filmi büyük bir merakla izledim.

Iraklılar tarafından “işgal” edilen “zavallı” amerikalıların, bu işgal sırasında yine “hain” Iraklılar tarafından döşenen bombaları imha mücadelelerin anlatıldığı filmin nasıl en iyi film ödülü aldığını anlamadım. Ya ödüle karar veren jüri hiç iyi film görmemiş. Bi kere filmin başı sonu belirsiz, doğru dürüst bir konu örgüsü yok. Neden – sonuç ilişkisi Allah hak getire. Oyunculuk desen yoldan geçen adamları oynatsan daha iyi. Amerikan askerlerinin “işgalci” ıraklılar yüzünden düştüğü üzücü durumlar dışında bir şey yok.

Ha söylemeden geçemeyeceğim, kitle imha silahı var ayağıyla Irak’ı işgal edip demokrasi getireceğiz ayağıyla kardeşi kardeşe kırdırmayı başararak Amerika hakkikaten en iyi film ödülüne fazlasıyla hak etti, dolayısıyla Amerikan sermayesi Akademi’de bu başarıyı sonunda ödüllendirdi!

Kontör gitti geldi kuruş, ulen zaten neden kontör varimuş! demiştim 1 nisan’da tivitırıma. Hakkaten telefon cebe girdiği günden beri şu kontör işi anlamış değilim. Hanlarda marka ile çay, kahve veren çay ocağı misali neden böyle bişeye ihtiyaç duyulurdu?

Sonra sonra satış, alış, ticaret işlerini girince kavradım konuyu. Mevzu tamamen müşteriyi nasıl düdük düdük ederiz. Zira örneğin hep 3 dakikası 1 kontör ya da bilmem kaç yöne şu kadar beleş mesaj 39 kontör dediler mi dediler. Bir yıl boyunca oh ne güzel 3 dakikasına 1 kontöre konuşuyorum beleş vallaha dedik mi dedik. Ancak kontörün birim fiyatı aynı kaldı mı kalmadı. Bize sanal bir aynı fiyat hikayesi yutturuluyordu.

Neyse BTK’nın çok takdir ettiğim kararıyla artık kontör devri bitti amma velakin kazık devri bitmedi. Bu geçişte yine bi kazıklar yedik ama tabii oturup hesaplamak lazım. En azından bundan sonra zamlardan anında haberimiz olacak.

Dostlar, iki gün önce Mustafa Akgül hocamızdan 5-18 Nisan İnternet Haftası nedeniyle bir imeyil aldım. Site üzerinden nasıl etkinlik ekleneceğini anlatan daha doğrusu hatırlatan meyili okuyunca açıkçası önce şaka olduğunu düşündüm ancak yanılmışım gerçekmiş. Üzüldüm. Hangi kısımlarına üzüldüğümü de aşağıdaki metinde kırmızı ile işaretledim.

Sayin Emrah Önder
Internet Haftasi webine etkinlik ve duyuru icin bir hatirlatma yapmak istedik.
internethaftasi.org.tr webinde Kullanici Girisi kismini tiklayarak basliyabilirsiniz.
Once karsiniza dizin denetimi cikacak: burada kullaanici olarak *** parola olarak da *** yazacaksiniz.
Karsiniza Kontrol paneli cikmasi gerekir. Bu popup sayfasi olarak olusacak.
Sayet size kullanici ve sifre soran popup sayfasi cikmazsa, tarayicinizi izinlerine bakin, bu sunucu icin popup izni veriniz.
Kontrol paneli icin kullanici: *** ve sifre: *** dir.
Bunu gecince yeni sayfada solda duyuru, etkinlik vs yazan bir menu gelecektir.
Sayet IE7 veya Firefox3 kullanirsaniz bunlar gozukmeyebilecektir
O zaman Firefox 2 veya IE6 kullaniniz. Firefox 2 yi oneririz.
Duyuru ve etkinlik kismina ekleme yapilabilir, kendi ekledikleirnizi daha sonra duzenliyebilirsiniz.
Sizden kurumunuzun etkinliklerini biran once webe girmenizi rica ediyoruz.
Sayet sorun yasarsaniz, *** adresine yaziniz.
Haftanin logo ve bannerini hem ana weblere hemde webmail gibi intranetlere yerlestirmenizi bekliyoruz, rica ediyoruz.
Internet Yasamdir !

http://internethaftasi.org.tr

http://bt-stk.org.tr

Saygılarımızla

Bilişim STK Platformu Adına
Doç. Dr. Mustafa Akgul
Bilkent Üniversitesi
Tel: ***
Fax: ***
Tel: ***
akgul@***

Mikropsoft bile IE6′yi başından atarken, Firefox 2′nin piyasada esamesi okunmazken Bilişim STK Platformumuzun yeni teknolojilere göre kendi sistemlerini düzenlememesi üzerine de “aman sakin yenisini kullanmayın, eskisinde çalışın” demesi çok üzücü. Umut ederim ki Mustafa Hocamız bu metni doğrudan kendisi göndermemiştir ve bu ayıbın ivedilikle düzeltilmesini sağlayacaktır.

Büyük umutlar gidilip hayal kırıklığıyla ayrıldığım bir film daha.

9 ayrı skeçle güldürürken de ulen bi de düşündürsek felsefesiyle ortaya çıkıp filmin içine böyle edilir konulu film.

“300 Günübirlikçi” konulu skeç ve diğerler skeçlerde yer alan bölük pörçük gizli espriler dışında filmde elle tutulur birşey yok. İlk kısmı bilemem ama ikinci kısım bence ÇGH oyuncuları değil bizzat Yılmaz Erdoğan tarafından yazılmış gibi. Özellik  – “Organize İşler”in başındaydı sanırım” Yılmaz yazamıyor muhabbetinin neden tekrar kullanıldığını anlamak mümkün değil. Öte yandan bisikletli taarruz hikayesini çok anlamsız buldum. Ha salondaki izleyiciler nedense gülmekten kırıldı ancak ben bunun sadece  Kurtuluş Savaşı mücadelesiyle de açıkça dalga geçilmesi olarak algıladım.

Neyse sözün özü beğenmedim, evde olsa sıkılıp kapatır televizyon izlerdim.

Ha unutmadan eğer hala fragmanını izlemediyseniz http://fragmancafe.com/35_cok-filim-hareketler-bunlar.html adresinden fragmana ulaşabilirsiniz.