Kategori Arşivi Asabiyet Yaratan Haller - Page 2

Ranch Sosa uzanan eller kırılsın!

Efendim Burger King acayip kampanyalarla pazar payını ve midemizdeki yerini artırırken Ranch Sos ile de kendinin müdavimi haline getirmişti. Ancak son 3-5 aydır bir “Ranch Sos kıtlığı” yaşamaya başlamıştık. Hangi şubeye gitsek “Efendim kalmadı, taze bitti, ah olsa dükkan sizin” cevaplarını almaya başladık. Geçen gün menü alırken sosu sorduğumuzda “var efendim ama paralı” cevabı ile dumura uğradım. 25 kuruşumuzu paşa paşa verip aldım ama Burger King’in gönlümde kaplayan yerinde ciddi bir azalma söz konusu oldu. Reklamlara toparla para harcayan firma, 25 kuruş için bütün imajını zedeledi bence.

İki sarı hatunla şafak sezerli reklam çekmesen de biz sana geliriz be burgerım da bu ranch sosu işi hiç iyi olmadı!

Kurban Bayramı soruları

Efendim, her dini vakit öncesi Diyanet İşleri Başkanlığı, İlahiyat Fakültesi hocaları ekranlara çıkar, halkımızın zihni sinir sorularına cevap vermeye gayret ederler. Bu çabalarını takdir ediyorum, zira insan bu sorular karşısında sabır taşı olsa çatlar. Neyse ben de bu bayrama özel bir kaç soru hazırladım, buyrun:

  • Kurbanı kredi kartıyla almak caiz midir?
  • Kurbanı kredi kartıyla almaya çalıştığımızda limitimizin yetmemesi durumunda başka birinin kredi kartıyla aldığımızda kurban bize mi sevap kazandırır yoksa kart sahibine mi?
  • Kredi kartı borcumuz olduğu için kurban kesme vecibesini yerine getirmesek olur mu?
  • Kurbanı kredi kartına taksitle alabilir miyiz? Velevki aldık 12 taksite bölerlerse muhtemelen taksitlerden biri diğer bayrama sarkacak. Böyle bir durumda diğer bayramda da sevap kazanır mıyız? Ya da borçlu olduğumuz için kurban kesme durumumuz ortadan kalkar mı?
  • Diyelim ki kredi kartı ile kurban aldık, ancak kredi kartının borcunu zamanında ödeyemedik, banka kredi kartına faiz uyguladı. Ee faiz haram, sevap üzerinden alınan faizin günahı nasıl paylaşılacak? Kazandığımız toplam sevaptan mı düşülecek, yoksa günah bankaya mı kalacak?
  • Yine kredi kartıyla kurban aldık, banka karşılığında bize bonus verdi. Atıyorum 500 liralık kurbana karşılık 5 lira bonus kazandık. Bunun harcanması nasıl olacak? Diyelimki kazandığımız bonus bilerek ya da bilmeyerek haram olan içki alırken kullandık? O zaman günah sayılır mı, kurbandan kazandığımız sevap yanar mı?

Liste uzayıp gider, her dini konuda soruların ardı arkası kesilmez. Zira dinimiz ne yazıkki kitabında emrettiği akıl ve mantık çerçevesinde yorumlanmaktan uzak, şekilcilik ve kalıpçılığa sürüklenmiştir. Yukarıdaki soruların hepsi saçma sapandır, ancak bir çoğu ne yazikki bir çok insanın için kemirmektedir. Siz bunları boşverin, mantığınız neyi söylüyorsa onu yapın.

Tosbağa Cinebonus

Geçen günkü “Up” faciası yazımın akabinde Nefes yazımda belirttiğim gibi yemini bozup Cinebonus Konak Pier’e büyük umutlarla gittik. Film sağlam, sözde izmirin en iyi salonlarından birinde izleyeceğiz. Neyse adam başı 10 lira verdik girdik, Nefes’e helali hoş olsun. Film 20.15′de başlayacak diye alelacele yemeklerimizi yedik, salondaki yerimizi aldık.

O da ne tamı tamına 22 dakika reklam izledik. Film fragmanı falan değil, bildiğin reklam izledik. Sonra film başladı ancak onda da sanki köy kahvesinde film izler gibi ses bir yükseliyor bi alçalıyor. Görüntü arada duraklıyor, bi ara 30 sn kadar kesintiye uğradı. Yani 10 lira verdik ama neye verdik anlayamadık. Sonra filmin final sahnesindeki vurucu kısım gelmeden çat diye ışıkları açmaları da ayrıca kutlanası hareketlerdi. Sanki sinema dün kurulmuş gibi acemice hareketler.

Neyse reklam işine dönersek sanki açık hava sinemasında sponsorların desteğiyle film gösterimi yapılıyor da sponsorlara kıyak olsun diye reklam izliyorum. Yaw ben zaten paramı vermişim, bana neden reklam izletiyorsunuz bir tomar. Bu aslında gün geçtikçe yerin dibine geçen müşteri memnuniyetinin bir göstergesi. ver parayı ben canımın istediği gibi hizmet ederim, nasılsa derdini anlatabileceğin bir yer yok!

“Up” faciası

Sevine sevine Kipa Balçova’ya gittik, üst kata çıktık. Gişeye yanaştık, biletimizi aldık, bu gösterim “üç boyutlu demi” dedik, “evet” cevabımızı aldık. İçeri girdik, sinemanın kafesinden su alma gafletini gösterip 1,5 lira bayıldık. Salona girdikten sonra gözlük dağıtılmadığını fark edip görevliye sorduk ve “3 boyutlusu gelmedi” mealindeki cevabı alıp yıkıldık mı yıkıldık. Acilen çıkıp biletimizi geri iade ettik. Hangi filme mi gittik: TV reklamlarında bangır bangır üç boyutlu diye beyan edilen “Up – Yukarı Bak”. Ve Real 3D bizde diye övünen Kipa Cinebonus’ta film üç boyutlusu yok, gişedekinin bundan haberi yok. Neyse çok büyük hayal kırıklığı yaşadım, resmen travma oldu bu benim için uzun zaman Cinebonus’a gitmem herhalde!

Daha da Recep’i izlemem

Büyük umutlarla gittiğim Recep İvedik 2 tam anlamıyla bir fiyasko oldu demek istiyorum. En azından ilk filmdeki tadın devam edeceğini umut ediyordum. Ancak ilk filmdeki temiz Anadolu delikanlısı gitmiş, uyuz, küfürbaz, gereksiz dayılanan salak bir adam gelmiş. Verdiğim paraya mı harcadığım zamana mı yanayım bilemedim. Ayrıca hiçbir konu bütünlüğü yok, çarşaf çarşaf ilan edilen “Recep bu sefer iş arıyor” konusu da külliyen palavra. Fragman da ne kadar espri varsa -belden aşağı olanlar hariç- filmin ana esprilerini oluşturuyor. Sinemada izledik diye çıkmadık ancak bilgisayarda izliyor olsaydım kesin yarısında kapatırdım. İkinci bölüm ilkine göre az da olsa iyi olsa da filmin geneli için söyleyecek söz bulamıyorum. Şu araların güncel tabiriyle “Recep benim için bitmiştir, daha da gitmem Recep’in filmine”…