Emrah'ın Yeri

Ne İş Olsa Yaparız Abi

"Sevgili Günlük" kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

2010 Blog Ödülleri’nde adayım sayın ve çok sevgili okurlarım.

Bu sene artık kazanayım diyorum sizlerin desteğiyle, Haydi Türkiye Büyük düşün adayınız nioya.com, oylar bana :)

(sitenin sağ üst köşesinde göz kırpan kırmızı şeker yere tıklayın, bana oy vererek hayalinizdeki blog dünyasına bir adım daha yaklaşın :) )

Mutlu Yıllar

Yorum yok

Hoşgeldin 2010

Efendime söyleyeyim, bobiler.örg adlı internet çetesini uzun zamandır takip ediyordum, montelere katıla katıla gülüyordum. Dedim ki kendi kendime “ulen ben de monte ekleyecem”. Akabinde üye oldum. Üye olunca hemen bobi olamıyorsun tabii, orciş monte eklemen lazım. “Kuçu” yapıyorlar seni. Neyse ben de ekledim, üç orciş monte. yaklaşık iki haftalık beklemeden sonra dün gece itibariyle aşağıdaki mesajla bobi oldum resmen. Artık http://www.bobiler.org/nioya adresinden montelerimi takip edebilirsiniz :)

sevgili sen,

yetki bahsettigim bobilerden biri montelerden bir tanesini begendi ve bobi oldun. bu nadir rastlanan bisey. artik yaptigin monteleri tum insanlik gorebilecek, cok cesitli kesimlerden kufur yiyebileceksin.

beni uzme.

makina
bobiler.org

Tüm hikaye, kırmızı logolu Telsim’in Sagem RC 912 kampanyası ile cep telefonu edinme ile başlar. Tabii o zaman her yöne kampanyaları, sınırsız smsler falan yok, kontörleri koklayarak yaşadım. Akabinde Aycell’in kamu tarifleriyle birazı kırmızı bir başka operatöre geçtim. Aynı tarifedekilerle sınırsız konuşmanın tadını almıştık bi kere. Aria ve Aycell’in birleşmesiyle yine bir kırmızıya Avea’ya dahil olduk. En son mobil öğrenci ile sınırsızca konuştuk. Ancak devir numara taşıma devri. Bi başka kırmızıyı Vodafone’u deneme vakti. Yarından itibaren resmen “Anı yaşa” :)

Bugün otobüste ayakta giderken cama kafamı dayamış, yarı uykulu gözlerle camdan dışarı bakıyordum. Kırmızı ışıkta durduk. Yanımıza süper lüks üstü açık bir araba durdu. Şöförüne baktım. ya 18 ya 19. “Ülen bazıları hakkaten şanslı doğuyor” dedim kendi kendime. Yeşil ışık yanıp otobüs bir hışımla hareket edip beni sarstığında kendime geldim, kendime baktım ben düşündüm. Aslında ben de şanslı doğanlardanım. Sağlıklıyım, iyi bir eğitim aldım, iyi bir ailem ve beni çok seven, benim de çok sevdiğim, tam istediğim gibi bir sevgilim, az kazanmama rağmen sevdiğim ve bana ait bir işim var. Şükürler olsun sana, ben de şanslı doğanlar ya da yaşayanlardanım.  Elinde hiçbir şey olmayanlara yardım et, elinde olanları küçümseyenlere ve değerini bilmeyenlere akıl, fikir ihsan eyle.

İhlas Şofben

1 yorum

Geçtiğimiz günlerde ufak bir yenileme çalışmasına girdiğim banyomuzdaki şofbeni çıkarırken bu konuda mutlaka yazı yazmam gerektiğini düşündüm. Malum bu ufak tefek su ısıtıcılarının şofben adı altında evlerimize girmesinden beri en bilinen marka İhlas Şofben’dir. Güzel ülkemizde İhlas şofbenle yıkanmamış nadir Türk evladı vardır. Hele ki öğrenci evinde kalıyorsanız ve bu deneyimi yaşamadıysanız bir yanınız eksik kalmıştır.

okumaya devam edin…

Alperen’in yıllarca süren ısrarına gögüs gererek inatla kullanmayı sürdürdüğüm XP’nin ardından sırf lisanslı diye Vista’yı herşeye rağmen kullanmayı sürdürüyordum. Ancak perşembe günü ortada ciddi hiçbir sebep olmadan sapıtması ve şuurunu yitirmesinden dolayı kendisiyle vedalaşıyorum. Zorunlu olmadıkça daha da vista kullanmam. Yaşasın Ubuntu :)

Çok sevgili, çok saygıdeğer, efendime söyleyeyim, böyle iyilik meleği gibi, muhteşem insanlar olan değerli okurlarım,

Blog Ödülleri 2009‘a resmen aday oldum. Harika, mükemmel, okuyanında nefesini kesen, pörfekto blogumla “Letoonia Resorts Kişisel Bloglar Kategorisi“ndeki yerimi almış bulunmaktayım. Gördüğüm kadarıyla rakibim çok ama tatil ödülünü almak istiyorum. Eğer bu ödülü kazanırsam yapacaklarımın bazılarını sıralamak istiyorum:

  • Her gün güncel bir yazı,
  • Daha çok macera, daha çok adrenalin,
  • Girdiğinizde sizi tanıyan ve o anki ruh halinize göre çeşit çeşit şebeklikler yaparak güldürecek yeni tema,
  • Gece yarısı kuşağında yakası açılmamış sohbetler,
  • Ne, nerede, kiminle, ne yapıyor
  • ve daha bir çok yenilik.

Bazı sloganlarım: İşimiz blog, gücümüz blog. Sen nioya’sın büyük düşün. Fark var. Yes, we can :)

Unutmadan hemencecik linki vereyim: http://2009.blogodulleri.com/blog/-ne-is-olsa-yazariz-abi—–nioya

Hanimiş benim şirin, tatlı, bal gaymak okuyucularım, oyunuzu bana verirsiniz demi, verirsiniz verirsiniz. Vermezseniz küserim bak :)

Hususi ve çok mühim not: Oy verebilmek için kayıtlı kullanıcı olmak gerekiyor. Bu nedenle yukarıdaki linke tıkladıktan sonra sağ üst köşede pembiş pembiş, şirin şirin salınan “kayıt ol” linkine tıklayın, geçerli bir e-posta adresi yazın, bir şifre girin. Kayıt ol deyin. sonra e-posta doğrulama sayfası gelecek karşınıza, bu esnada da adresinize bir doğrulama kodu gelecek, (1-2 dakika sürebilir) o kodu doğrulama sayfasına girerek hesabınızı aktive edebilir ve sevgili bloguma oy verebilirsiniz. Blogumu bulamazsanız kayıt olduktan sonra yukarıdaki adrese girerek ulaşabilir, mübarek oylarınızı verebilirsiniz. :) :) :)

Bir doğum gününü daha geride bıraktık. Doğum günümü türlü yollardan kutlayan tüm dostlarımı sonsuz teşekkürler. 25 yaşına hamdolsun bastım artık. Yani yüzyılın dörtte birini yaşamış sayılırım. Ayaklı tarhi, yüzyıllık adamım heheh. Neyse şaka bir yana bir önemli tarihti aslında bu 9 Nisan. Emelle 4. yılı bitirdik 5. yıla ayağımızı attık. bu iki önemli olayı kutlamak amacıyla yıllardır (4 yıldır) gitmeyi düşündüğümüz Çeşme’ye bir kaçamak yaptık. Yılın bu zamanında kafasını dinlemek isteyenler için idael. Çeşmeye gitmişken bir de Ilıca dolaylarına akalım dedik. Tabii ılıca daha da bir sakin çıktı, geri dönmeye de üşendik, baya bir takıldık Ilıca’da. Uzun uzun sahilinde filmlerdeki gibi çıplak ayak yürüdük, bir de şu fotoğrafı çektik:

Bu güzel bahar günü, iş, güç, yüksek lisans, askerlik, ekonomik kriz düşünmeden o sahil senin bu ılıca benim diye salınırken bir güzel olay daha oldu. Adana dolaylarından Ali Abi, ablama Niğde’nin en işlek caddelerinden birinde, evine astığı bir-iki adam boyu pankartla ve tek taş yüzükle evlenme teklifi etti. “Ayy çokk romantik” dedi emel, ahanda dedim, yaktın beni ali abi, çıtayı yükselttin, artık dağa evlenme teklifini yazıp Google Earth’ten göstersem anca keser bizi. Neyse Allah mesut eylesin inşallah ablamla Ali Abi’yi ne diyelim. Bu çıta mevzusunun rövanşını da artık istemeye geldiklerinde alırım, heheh yaşasın kötülük :D

Yeni site

3 yorum

Çok uzun zaman oldu gene buraya bir şeyler yazmayalı. Her niyetlendiğimde birşeyler çıkıyor erteliyorum. En sonunda bir vakit oldu yazıyorum işte. En önemli haber artık sitemin adresi değiştir. emrahonder.com’dan oldukça sıkıldım ayrıca biraz çocukça, biraz da milletvekili seçim kampanyası gibi gelmeye başlamıştı. Liseden en yakın arkadaşım özgür’ün bahsettiği bir kelime vardı her zaman, “Ne iş olsa yaparız abi”nin kısaltılmış hali olan nioya… Site işleriyle haşır neşir olduğumdan beri bu domaini almak için uğraştım en sonunda geçen sene bu istediğime nail oldum çok şükür. Şimdi de blogumu bu domaine taşımaya karar verdim. Zira bir baktım ki artık moda olmuş, isimsoyisim.com almak. Biraz değişiklik iyi gelir sanki. Artık  “Ne iş olsa yazarız abi” olarak değiştirdiğim nioya.com’dayım :)